|
Kategori |
: |
Gündem |
|
Yorum Sayısı |
: |
2 |
|
Okunma |
: |
3568 |
|
Tarih |
: |
24.06.2009 |
Tahsin EREL
Son yıllarda bir karabasan gibi bölgemize çöreklenen en önemli sağlık sorunu da kanser. Bu hastalık, hayatı tehdit eden hastalılar sıramasında kalp ve damar hastalıklarının ardından ikinci sırada yer almaktadır.Kdz.Ereğli Tarih ve Doğa derneği bülteninde bu konu efendice,uygun bir dil ile anlatıldı ve insan sağlığının önemi vurgulandı.
Derneğin bülteninde yayınlanan yazı aynen aşağıdaki gibi........
ERDEMİR, ÇEVREYİ UNUTTU MU?...
Kdz.Ereğli Tarih ve Doğa derneği bülteni-Ocak 2008
Türkiyenin en büyük yassı çelik üreticisi ve kentimizin gözbebegi Erdemir, özellestirilmesinin ardından son aylarda yerel basının gündeminde. Erdemir’in Eregli üzerindeki tartısılmaz ekonomik agırlıgının yanında, sosyal ve kültürel alanlardaki etkisi de; bu yönde yapılan yatırımlar ve faaliyetler ile yıllarca artarak devam etmistir.
Son yıllarda ise bu olgunun azalması, elbette kamuoyunun dikkatini çekmektedir.
“ERDEMİR sosyal ve kültürel alanlarda artık Eregli’ de gözükmüyor” seklindeki elestiriler ve yorumlar hergün yerel basınca dile getirilmektedir.
Biz ise Dernek olarak yukarıda belirtilen yorumlara katılarak şunu da ilave etmek istiyoruz; “Acaba ERDEMİR Çevreyide mi
unuttu!!!”
Sehrin göbeginde liman içine kurulmus, dört bir yanı rüzgara açık bir fabrikanın elbette çevre kirliligi yaratan üniteleri olacaktır.
Ancak; önemli olan bu kirliligin, çesitli ileri teknolojiye sahip maliyeti hayli yüksek, filtrasyon ve arıtma tesisleri v.s ekipmanları ile asgari seviyede tutulabilmesidir. Son yıllara kadar bu durum, kısmen de olsa yapılmıstır. Nitekim, ERDEMİR 1997 yılında, çevre korumaya yönelik örnek çalısmaları nedeniyle, Çevre Bakanlıgı tarafından Çevre Beratı ile ödüllendirilmis; 1999 yılında da, çevreye ve insana saygılı girisimleri nedeniyle, Çevre Teknolojileri Uygulayıcıları Dernegi (Çevreted) tarafından "Çevre Dostu Ödülü"ne layık görülmüstür.
Ancak, son aylarda bacalardan, bilhassa Sinter bacasından çıkan demir tozu, çıkan çesitli gaz ve dumanlar gözle görülür bir hava kirliligi yaratmakta ve denize (Büyük ofis yanı) dökülen sıvı atıklarda da artıs izlenmektedir.
Fabrika içinde ve dısında konusulan; Erdemir’in tüm alanlarda oldugu gibi, burada da maliyeti düşünerek, filtrasyon ve arıtma tesislerinin bakım ve onarımlarında tasarrufa geçtigi, buralara ilave kaynak aktarımı yapılmadıgı seklindedir. Ancak, ÇEVRE ve ÇEVRE KİRLİLİGİ maliyet düsünülecek kadar ucuz bir olgu degildir. Umarız, ERDEMİR kurulusundan beri önem verdigi ÇEVRE’ye bundan sonra da aynı hassasiyetle yaklasır veya yaklasmalıdır. Çünkü; bu çevrede hepimiz birlikte yasıyoruz.
Bu yazının ardından Erdemir'den en küçük bir açıklama gelmedi derneğe!...
Gene 30 Ocak tarihinde; Ereğli'de doktorların solunum yolu hastalıklarının arttığını açıkladığı ve çevre derneği başkanı Nilgün Durak'ın açıklamalarını içeren, Zaman gazetesi muhabiri Cahit Kılıç'ın söyleşisi yayınlandı.
Yazı aynen şöyle;
Ereğli'de hava kirliliği tehlike sınırına ulaştı
Kaynak: Zaman Yazan: Cahit Kılıç
Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde, hava kirliliği tehlike oluşturmaya başladı. Şehirde, hava kirliliğine bağlı olarak özellikle solunum yolları rahatsızlığının arttığı belirtiliyor.
Hava kirliliğini azaltmak için yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek gerektiğini söyleyen Çevre Koruma Derneği Başkanı Nilgün Durak, ağır sanayi tesisleri olan Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları'nın (Erdemir) kent merkezinde kalmasını eleştiriyor. Durak, "Ağır sanayilerin şehirle iç içe olması sakıncalı. Şehirden uzak olması gerekiyor. Avrupa'da sanayiler şehrin dışında, bizde ise tam tersi." bilgisini veriyor. Ağır sanayi bölgelerinde hava kirliliğinin ortadan kaldırılamayacağını vurgulayan Nilgün Durak, Erdemir'in hava kirliliğini minimize etmek için büyük harcamalar yaptığını, ancak bunun yeterli olmadığını belirterek şunları ekliyor: "Ağır sanayi olduğu halde yerleşim merkezinin tam ortasında kalan Erdemir'den çıkan is, duman ve gaz, çıplak gözle bile tespit edilebilir durumda." Çevre Koruma Derneği Başkanı Durak, genizleri yakan ve havayı kirleten bacaların bir kısmının kamuya ait binalarda olduğunu şaşkınlıkla gördüklerini ifade ediyor. Durak'a göre, hava kirliliğinin nedenleri arasında ilçede araç sayısının fazla olması da var. Durak, hava kirliliği karşısındaki çaresizliğini şu sözlerle anlatıyor: "Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımızı elimizden alan bu durumu düzeltmek için hep birlikte çözümler arıyoruz, üretiyoruz ancak yasal yetkilerimiz olmadığı için gerek çözüm üretimi için lüzumlu bilgileri almakta, gerekse de bunları uygulamaya yönelik etkinliklerde çok eksik kalıyoruz."
Hava kirliliğinin sonuçlarına da dikkat çeken Durak, solunum yolu rahatsızlıkları, alerjiler, gözlerde rahatsızlık ve görüş mesafesinin kısalması, kalp, akciğer ve karaciğer rahatsızlıklarının kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. Hava kirliliğinin ayrıca tarım ürünlerini, ağaçları ve hayvanları tehdit ettiğini belirten Durak, Ereğli'nin büyük hastanelerce kanser hastalığında pilot bölge olarak belirlendiğini kaydediyor.
Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Muharrem Erdem ise solunum yolu hastalarının kış aylarında arttığını, bunun sebebinin de hava kirliliği olduğunu anlattı. Akciğer hastalarının her zamankinden fazla olduğunu belirten Erdem, şunları kaydetti: "Bölgemizde hava kirliliği oldukça fazla. Özellikle kış aylarında solunum yolları hastalarının sayısında artış var. Bugünlerde acil servisimiz dolup taşıyor. Biz de hastalarımıza kirli havalarda dışarıya çıkmamaları ve zamanında aşılarını yapmaları tavsiyesinde bulunuyoruz."
Solunum yolu hastası İsmail Kocatürk de, kirli havalardan şikâyetçi. Kirli havalarda nefes alıp vermede zorlandığını belirten Kocatürk, kirliliğin azaltılması için gerekli önlemlerin alınmasını istiyor. Hava kirliliğinin kış aylarında ciddi boyutlara ulaştığını açıklayan Çevre Dostları Derneği Başkanı Abidin Ocak da, kirliliğin önüne geçilebilmesi için herkesin üzerine düşeni yerine getirmesi gerektiğini ifade ediyor.
Bu haberin ardından Erdemir'den gene bir açıklama yok!...
Bir çok insan bilirki; Erdemir'de KAM Sonrası Toplam SO2 ve NOx Emisyonundaki Değişimler Erdemir tarafından açıklanmış ve bu değerlerin insan sağlığına etkileri neredeyse sıfırlanmıştı.
Erdemir'in 2003 yılı başlarında ki bu açıklaması, bir çok kuruluşa da örnek olacak bir açıklamaydı. Çizelgeler ve resimlerle.
Kam projesi içinde önemli bir yer tutan çevre duyarlılığı artık gözükmüyor ve Erdemir 2003 yılı başlarındaki anlatımında;'Erdemir çelik üretiminin çevreye olan duyarlılıkla beraber yürütüleceğini uzun zaman önce ilke edinmiştir. Bu felsefeyle beraber birçok sıvı ve gaz atık tesisleri inşa edilmiş ve bunların doğaya olan etkileri her ünitede kontrol altında tutulmuştur. Atık su işleme tesisi ve resirkülasyon sisteminin inşasıyla %86 oranında atık su geri kazanılmıştır. Denize şarj edilen geri kalan miktar için, çevre bakanlığından yasal izin alınmıştır. Atık gaz geri kazanım ve toplama sistemiyle, yan ürün gazlarının %98'i geri kazanılmıştır. Baca gazı emisyonları, gerek bacalara kurulan on-line izleme cihazlarıyla gerekse taşınabilir emisyon ölçerlerle sürekli kontrol altında tutulmaktadır. Diğer yandan, mobil atmosfer havası kirlilik izleme aracıyla, fabrika çevresi ve şehirde hava kirliliği ölçümleri yapılmaktadır. Tesislerden nemli veya kuru katı atıklar sinter fabrikasının girdi hammaddesi olarak değerlendirilmekte, bazı atıklar ise değişik amaçlar için dış müşterilere satılmaktadır. Çevreyle ilgili yapılan çalışmalar ve uygulanan stratejiler devlet politikalarına ve Avrupa Birliği normlarına uygun olarak yürütülmektedir. Tüm bu çalışmaların sonucu olarak Erdemir ISO 14000 sertifikası alma çalışmalarına büyük bir ciddiyet ve sistematikle devam etmektedir' demişti.
Şimdi ne oldu;Baca gazı emisyonları,SO2 ve NOx emisyonunun dereceleri?.......
Gülüç yöresinde yaşayan insanların evlerinin balkonuna koydukları tertemiz beezlerin birkaç gün içinde geldiği durum...
Ya insanların soludukları?...........
*************************************************
Konu hakkında, yöre halkının, siyasilerin de görüşünü aldık...
Tahlil sonucunun vehametinide paylaşacağız!..
**************************************************
Son yıllarda Erdemir'in vefat eden emeklileri ve yakınlarına olan ilgisi...
Hatta, anlatılan; bir üst düzey yetkilinin, eski mesai arkadaşının vahim bir hastalığa yakalanan oğlunun tedavisini sürdürebilmesi içn istediği iş karşılığı verilen cevap ve sonrasında ön saflarda durarak akıtılan timsah gözyaşları !..........
Bizim bildiğimiz Erdemir; vefalıdır !...
Erdemir gene yerinde !......
SEBEP OLAN KİM,DUYARSIZLIĞA !...
|